KURYECİ
Junior Messias, 13 mayıs 1991’de Brezilya’nın Belo Horizonte şehrinde doğdu. O da Brezilyalı her çocuk gibi kurtuluşunu futbolda arıyordu. Messias, 17 yaşına geldiğinde Cruzeiro'nun genç takımında futbol hayatına başladı. Önce Brezilya futboluna, daha sonrada Güney Amerika futboluna tırmanma hayalleri kuruyordu. Lakabı Mico olan Messias, narsist bir kişiliğe sahipti ve başkalarıyla oynamaya meyilli bir oyuncu değildi.
Kendisi hakkında çok düşünüyor, zayıflıklarını alkole döküyor ve gittikçe şişeye daha çok bağlanıyordu. Onun için artık futbol içkiyle arasında bir eğlence olmaya başlamıştı.Sonunda Brezilya üçüncü liginde oynamaya başladı, ancak çok fazla ileriye gidemedi. Bir gün arabayı alkollü kullanırken uyuya kalan Messias, korkunç bir kaza yaptı. Kazada arabada sıkışıp kalan Junior, araçtan yardım ile çıkartıldı. Messias, bu olaydan ders alıp hayatında yeni bir sayfa açmaya karar verdi.
Kazadan sonra o gün 20 yaşında olan Junior Messias; çantasını topladı ve dilini bilmediği bir şehre, Torino'ya taşındı. Orada yaşayan ağabeyine hem alkolü hem de futbolu bir kenara bırakmaya karar verdiğini açıkladı. Daha sonra: "Babam asla elime bir şey vermez, Bana, 'Bir şey istiyorsan git al' derdi. Bana yaşamayı öğretti, onu izledim, onunla çalışmayı öğrendim.” diye demeç verecekti.
Messias, şantiyelerde yıkılan evlerin tuğlalarını temizlemek için 20 sente çalışıyor, ardından duvarcı ve kurye gibi başka işler de yapıyordu. Futboldan da bir türlü uzak kalmayı beceremeyen Junior Messias, hobi olarak UISP turnuvalarında oyununu oynamaya devam ediyordu. Ancak Piedmont'taki o ilk günlerden sonra hafta sonları oynadığı futbol, bir hobiden biraz daha fazlası oldu. Perulu göçmenlerden oluşan bir takım olan Sport Warique için oynamaya davet edildi. O karşılaşmada Messias, en son Serie D takımlarından Varese’yi çalıştıran eski İtalyan futbolcusu Ezio Rossi tarafından keşfedildi. Rossi, Messias'ı Serie D takımlarından Fossano Calcio'ya önerdi, ancak verilen maaş 700 Euro'ydu. Bu maaş, o sıralarda beyaz eşya taşımacılığı yapan Messias için az gelmiş olacak ki, teklifi bir kenara bıraktı ve çalışmaya devam etti. Çünkü, Brezilya'da bakmak zorunda olduğu eşi ve çocukları vardı. Fakat Rossi, Messias'ın kapısını bir süre sonra bir daha çaldı. Bu sefer reddemeyeceği bir teklifti ve Junior Messias, Casale'yle ayda 1.500 Euro'ya sözleşme imzalayarak futbol dünyasına giriş yapmış oldu. Tabi böylece futboldaki büyük tırmanışı başladı. Messias, takımıyla çıktığı 32 maçta 21 gol atarken, kulübün Serie D’ye yükselmesinde yardımcı oldu. Messias, gösterdiği performans ile önce diğer Serie D ekiplerinden Chieri’nin yolunu tuttu, ardından Serie C'ye birlikte yükseldiği Gozzano ve 28 yaşında da Crotone'ye transfer olarak Serie B yolunu tuttu. Crotone’nin Serie A’ya yükselmesinde önemli rol oynayan Messias, çıkışını burada da sürdürdü.
Gerisi malum hikaye. Junior Messias, Serie A’ya yükselirken Crotone forması ile gösterdiği 9 gol 4 asistlik performansıyla Milan'ın dikkatini çekti. Messias, teklifi aldığında neler hissettiğini şu şekilde anlatıyor: "Uyuyamadım, haber bekliyordum. Sabah saat 2.00'de menajerim beni aradı, Haber geldiğinde gerçekten çok mutlu oldum. Ardından Crotone Başkanı ve Milanlı yöneticiler Paolo Maldini, Frederic Massara ile görüştüm." 30 yaşındaki Messias, birdenbire kendisini Zlatan Ibrahimovic ile soyunma odasını paylaşırken buldu. Ne yazık ki, ilk karşılaşmasına çıkması sakatlıklardan dolayı gecikti ve Ekim ayındaki Atalanta karşılaşması ile ilk kez kırmızı siyah forma ile sahaya adımını attı.
Junior Messias, ismini tüm dünyaya üstelik ilk kez çıktığı Şampiyonlar Ligi arenasında, Atletico Madrid’e maçın 65. dakikasında attığı bir golle duyurdu. 30 yaşındaki Brezilyalı oyuncu maç sonunda yaşadığı duygu patlamasını ise kulüp televizyonuna yaptığı açıklama ile anlattı: “Ağlayacak gibi hissettim. Yaşadığım her şey aklımdan geçti. Saf duyguydu. Tanrı'nın planlarını değiştirdiğini ve başka bir şey yapmam gerektiğini düşündüm. 18 yaşında, genellikle bir futbolcu olmak için yolunuzu çizmişsinizdir. Eski bir teslimatçının Serie D'de yarı profesyonel futbol oynamaktan sadece üç yıl içinde Wanda Metropolitano'da Atletico Madrid'e karşı galibiyeti netleştirmeye nasıl geçtiğini başka nasıl açıklayabilirim? Görünüşe göre birçok dua cevaplandı.”
Bununla birlikte, Messias'ın kayda değer yükselişi sabrın, azim ve sıkı çalışmanın öneminin çok ilham verici bir örneğidir. İnanılmaz bir şekilde, Serie A'da, küme düşmekle sonuçlanan bir takım için 36 maçta dokuz golle daha da iyi performans gösterdi. Sonuçta Messias kendisine inanmaya devam etti. Hatta 2011'de Cruzeiro tarafından serbest bırakıldıktan sonra bile. O zaman, çok az kişi onun yaz aylarında San Siro'ya geçiş yapmasını bekliyordu. Messias’ın Madrid'de söylediği gibi, “Benim hikayem Tanrı tarafından yazılmıştır.” Ve kim bilir, belki de eklenecek birkaç bölüm daha vardır.




Yorumlar
Yorum Gönder